Pages

Subscribe:

About

Gs Blogcu

Labels

13 Ocak 2013 Pazar

Luis Suarez'in Burada İşi Ne 2

Daha önce bu soruyu soranlara cevabını buradan vermiştik.

Bu kez cevap Suarez'in kızı Delfina'dan geliyor;


Arsenal - Manchester City

     Günün ikinci büyük karşılaşması Wenger ile Mancini arasında yaşandı. Her ne kadar EPL hayranı olsak da bu ligde City'nin şampiyonluğa, Arsenal'in ise ilk 4'e girmek için oynuyor olması canımızı yakmıyor değil.

     Maç hakkında fazla birşey söylemeye gerek yok. City'nin hızlı başlayacağı aşikardı fakat onları asıl kurtaran henüz 9. dk da gelen kırmızı kart oldu. Dzeko her ne kadar penaltıyı gole çeviremese de oyunun gidişatında City'nin büyük acantajı hala etkiliydi. Üstelik bununla birlikte Arsenal da pek de günündeymiş gibi görünmüyordu.

     Milner attığı müthiş golle ''Umut Bulut musun mübarek'' dedirterek bizlere Umut'un Sivas'a attığı golü hatırlattı ve City'i öne geçirdi. Daha sonra Dzeko ile rahatlayan City ikinci yarıya daha rahat çıktı. Yılların hocası Wenger ikinci yarıda adeta Mancini'ye senden de takımından da çekinmiyorum dercesine 4-3-2 ye döndürdü takımını, eğer Topçular biraz gününde olabilseydi bu maçı 10 kişi iken de çevirebilirlerdi. Tabii City'nin kaçırdığı pozisyonlarda var fakat maçta da söylendiği gibi City Mancini ile 4 yılda 480milyon pound harcadı 11 oyuncuya 20 milyon pounddan fazla para ödendi bir EPL şampiyonluğu son anda elde edilirken şampiyonlar liginde hala hiçbir başarı yok.

     Liverpool'un eski günlerine dönmesini beklediğimiz gibi City'nin de eski (şeyhsiz) günlerine dönmesini umutla bekliyoruz.

Manchester UTD- Liverpool

     Haftanın Arsenal-Manchester City ile birlikte en merak edilen maçlarından biri Liverpool ile Manchester United arasında oynandı. Manchester açısından haftaya Tottenham ile oynayacak olmaları City'nin ise bu hafta Arsenal deplasmanına çıkacak olmasından dolayı zirvedeki puan farkını korumak hatta arttırmak için önemliydi. Liverpool içinse Wisdom, Suso gibi gençlerin kendini göstermeye başlaması, Sturridge transferi ve Borini'nin dönmesiyle rahatlayan Suarez ve ilerisi adına umutlanan Merseysidelıları düşününce bu maçın önemi   anlaşılıyordu.

     Maçı aslında ikiye ayırmak gerekiyor. 2-0'a kadar olan süreç ve hemen ardından gelen L'pool golünden sonraki süreç. İlk kısımda maça birbirlerini tartarak başladı ekipler, Liverpool bir iki atakta daha etkili görünse de ManU ağırlığını hemen ortaya koydu, Welbeck tek başına olmasına rağmen topu kaybetmedi ve hemen arkasından Liverpool'u sahasına hapseden ManU RvP ile golü buldu. Sonraki süreçte L'pool'a yakışmayan ama maalesef yavaş yavaş alıştığımız bir L'pool performansı görmeye başladık. Liverpool tek bir kanat akını dahi yapamıyor. Varsa yoksa Gerrard ve Suarez'in oratadan taşıdığı toplarla gol arıyor. O oyuncuların da ManUlular tarafından iyi markaj edilmesiyle Liverpool'dan tek bir atak dahi göremedik. Hep söylediğim gibi ne Adnan Sezgin Galatasaray'a ne de Becali kardeşler herhangi bir takıma Comolli'nin Liverpool'a yaptığını yapmadı. Sahada cismi olan ama ismi olmayan bir Downing izledik her zaman ki gibi. Rodgers Downing, Henderson gibi isimlerin kendisiyle birlikte gelişme kaydettiğini söylüyor. Haksız da sayılmaz fakat ManU maçındaki gibi sahada gözükmedikleri maçlar artık taraftarı çileden çıkartıyor.

     Aslında maçın oyun olarak dönüşünü haber veren Sturridge'ın oyuna girmesi oldu. Birçok Türk EPL takipçisinin aksine Sturridge'dan umutlu olduğumu söylemiştim. Rodgers Sturridge'ı ileri uçta düşünüyor, Suarez'i ise onunla birlikte ama daha kanata yakın. Hatta Borini Sturridge'ı bile ileri ikili olarak kullanabileceğini gösterdi. Bu durum bence Suarez'in de performansını arttıracaktır.

     L'pool'un kanatlarda büyük problemi olduğunu ve hiç kanat akını yapamadığını söylemiştik, nitekim golde Gerrard'ın muhteşem şutuyla dönen topta geldi. Burada Gerrard'ın şutuna bir parantez açmak gerek top kaleyi tam karşıdan gören bir noktadayken biraz daha sağa taşıması ve sol direğe doğru vurması, ona hayran olmamızın nedeni işte bu oyun zekası. Sonrasında dönen topu Sturridge tamamlıyor ve benim tahminim olan 5-10 gol arası performans için ligde ilk adımını atıyor.

     Görünen o ki liverpool bu şekilde bu yılı tamamlayacak, bu tip maçları hala kazanabilirler Wisdom'un pozisyonunda Wisdom golü yapabilecek vuruşu sergilese herşey daha farklı olabilirdi. Hedef Şampiyonlar Ligine gidebilmek ve bu amaca ulaşılabilir. Fakat önümüzde ki yaz dönemi Liverpool için hayati. Downing ne pahasına olursa olsun gönderilmeli. Takıma alınacak daha iyi kanat oyuncuları Liverpool'da çok şey değiştirebilir. Herşey orta sahada bitiyor. Wisdom, Suso, Sterling, Strurridge... bunlar gelecek adına umut veren oyuncular. Fakat henüz Suso, Wisdom direkt mevkilerini alacak durumda da değiller. Ve bir parantez de Reina için açalım. Tam bir saatli bomba neyi yeyip neyi harika birşekilde kurtaracağını anlayamıyorsunuz. Önümüzde ki yaz transfer döneminde Liverpool'un Muslera'yı, Galatasaray'ın Onur'u aldığı bir senaryo beni ziyadesiyle mutlu ederdi :))

5 Ocak 2013 Cumartesi

Liverpool Adına İyimser Olmak İçin 5 Neden

   

     2013 yılını 3-0'lık Sunderland galibiyetiyle karşılayan ve oynanan diğer maçlarla birlikte 8. sıraya yükselen ardından da Chelsea'dan Sturridge'ı kadrosuna katan L'pool taraftarları için 2013'e umut dolu bir başlangıç yaptı.
 
     Peki 2013 yılının kalanı Liverpool için nasıl şekillenecek ? İşte Liverpool taraftarlarının 2013 yılı adına iyimser olmaları için 5 neden;

1 - Genç yetenekler artık ilk 11 de çok daha fazla şans bulabiliyorlar.


     Rodgers'dan önce bu denli genç oyuncuların Premier Lig gibi üst kademe bir ligde ve Liverpool'da şans bulmaları pek de olası gözükmüyordu. Zira Arsenal'in genç oyunculara yönelmesi üzerine Wenger ile ne kadar alay edildiği ve eleştirildiği de herkesin malumu. Rodgers Liverpool'da bu durumu değiştireceğe benziyor.

     Raheem Sterling'in ve İspanyol oyuncu Suso'nun çok daha fazla şans bulmaları ile birlikte, son maçta Henrique'nin sakatlığı üzerine bekte izlediğimiz Wisdom'un iyi bir performans sergilemesi Liverpool'un gelecek adına umutlu olmasına yetiyor.

2 - Canlılık ve hız artışı sonunda hissedilir hale gelmeye başladı.


     Son yıllarda herkesçe görüldü ki Liverpool çok donuk bir görüntü içinde ve pek de iç açıcı olmayan bir yolda ilerliyordu.

     Rodgers ile yapılan başlangıçta pek iyi olmadı. Her ne kadar çoğu beraberlikler olsa da 8 maç boyunca yenilmeyen Liverpool'un bu serisi Kasım sonunda Tottenham karşısında alınan 2-1'lik mağlubiyetle bitiyordu. Takımın bir uyum sorunu olduğu açıktı fakat son zamanlarda Liverpool Rodgers'ın göreve geldiğinden beri en iyi oyunu sergiliyordu. 3-0'lık iki galibiyetin ardından sekizinci sıraya yükselen Liverpool yaşadığı sakatlık sıkıntılarını da devre arasında yaptığı transferle bertaraf etme gayretinde.

3 - Liverpool hala 2 kupa için yarış halinde.

     Liverpool sezonu hala kupayla tamamlama şansına sahip. Merseyside ekibi her ne kadar ligi kazanmaya çok uzak olsa da FA Cup'ı ve UEFA Avrupa Ligini kazanabilirler.

     Yarın Mansfield deplasmanına çıkacak olan Liverpool'da kaptan Gerrard'ın ''Bu bizim için bu sezon en önemli kupa'' açıklaması da Liverpool'un bu turnuvaya ne kadar önem verdiğinin göstergesi.

     Avrupa Liginde de grubunu lider tamamlayan Liverpool bir sonraki turda Zenit ile eşleşti. Her ne kadar Avrupa Liginin zor eşleşmelerinden biri de olsa Zenit'in de yaşadığı sıkıntılar ortada. Bu turu geçmesi ihtimalinde Liverpool Basel-Dnipro galibi ile oynayacak.

     Her iki turnuvada da alınması muhtemel kupalar ile Liverpool taraftarı çifte kupa ile sezonu çok mutlu kapatma ihtimaline sahip.

4 - Sturridge Transferi

     Liverpool ara transfer döneminde Chelsea'nin forvet oyuncusu Sturridge'ı kadrosuna kattı. İlk yarıda takımın bütün gol yükünü çeken Suarez'i sonunda rahatlatacak ve belkide performansını arttıracak bir hamle bu.

     Eğer Sturridge transferi ile birlikte herşey yolunda giderse Rodgers yönetiminde ki Liverpool seneyi Şampiyonlar Ligi'ne gidebilecek bir sırada bitirme şansına sahip.

5 - Ve tabii ki Luis Suarez ile Steven Gerrard Faktörleri

     Liverpool takım olarak çok şey kaybetmiş olsa da bu ikili kendi oyunlarından hiçbirşey kaybetmediler.  Liverpool'un bu muhteşem ikilisi takımında gol yükünü çekiyorlar. Suarez attığı 15 gol ile takımın ve ligin en çok gol atan oyuncularından, Gerrard asistleri, Suarez ise golleriyle takımı sırtlayan ikili. Bu etkili ikili ilerleyen maçlarda da takıma büyük katkı sağlayacaklardır.

     Üstelik takıma Sturridge'ın da katılmasıyla Liverpool hücum konusunda artık rakip savunmalar için çok daha fazla tehlikeli.

Kaynak

2 Ocak 2013 Çarşamba

Bir Ayakkabı Nelere Kadir

     Futbolun en keyif verdiği yaşlar çocukluk yıllarıdır. Futbolcuların isimlerini söyleyerek futbol oynamak, izlenen maçlarda oyuncuların yaptığı hareketleri ve tarzlarını hemen sonraki gün sokakta denemeye çalışmak ve top sektirme rekorları denemek geçmişin en güzel anılarıydı benim için.
     Youtube'da ki bir videoda her ne kadar kimse bana çocukken ayakkabı veya forma hediye etmiş olmasa da geçmişe götürdü beni. 
     Krampon hediye edilen çocuğun müthiş sevinci ve Real Madrid formasıyla ''Messi!'' diye haykırarak sevincini belirtmesi görülmeye değer. 


Sturridge Liverpool'da

Liverpool ara transfer döneminin ilk transferini Chelsea'dan Daniel Sturridge'ı alarak yaptı. L'pool'un yaptığı bu transferle bazı taraftarların kurduğu imkansıza yakın Lloronte hayalleride suya düşmüş oldu. Forvet oynayan Sturridge aynı zamanda kanatlarda da oyanayabiliyor ve ligin 2. yarısında L'pool'un yaşadığı forvet sorununa bir nebze çözüm olacaktır, özellikle Suarez ile birlikte Suarez'in de etkinliğini arttıracak.

İlk yarıda atılan gollerde açık ara Suarez öndeydi, Sturridge'ın gelişiyle bu durum azalacaktır fakat performans olarak daha iyi bir Suarez izleyebiliriz.

Sturridge'in gelir gelmez yaptığı açıklamalarsa L'pool'un büyüklüğünden bahsetmesinin yanısıra  ''Kanatlarda oynamayı asla reddetmeyeceğim gibi forvet bölgesinde oynamak içinde baskı yapmayacağım'' açıklaması ilgi çekiciydi. Ben kendi adıma Rodgers'ın kenardan destek verecek isim olarak Sturridge'ı değil, Suarez'i düşündüğü kanısındayım. Chelsea'da 63 maçta 13 gol atan Sturridge burada çok daha kısa zamanda bu gol sayısına ulaşacaktır. En azından bu sezonu 5+ golle kapatabileceği kanısındayım. Sturridge bir nevi Borini denemesinin sakatlık sıkıntısıyla baltalanması ile bu denemenin ikinci versiyonu olarak geliyor. Borini sakatlanmasa mutlaka başarılı olacağını düşünüyordum, Sturridge'de başarılı bir performans sergileyecektir. Fakat bunun için orta sahaya hala gereken transferleri beklemekte de fayda var.

1 Ocak 2013 Salı

Futbol ve Müzik


     


     Birçoğumuzun hayatındaki en büyük iki tutkusudur müzik ve futbol. Her ne kadar ilk bakışta birbirinden ayrı kulvarlar gibi görünselerde aslında çok iç içedirler. Tribünler birer açık hava konseridir her birimizin ayrı ayrı hem dinleyici hem sanatçı olduğu. Üstelik benim gibiler içinde güzel olan tarafı şudur ki; sesinizin güzel veya kötü olmasının hiçbir önemi yoktur. Takımların sahada yarışmaları gibi taraftarlarda aslında tribünlerde yarışırlar yaratıcı müzik ve sözleriyle.

     Bu konuda en çok ilgimi çeken eserler ise hep dünya kupalarının resmi müzikleri olmuştur. Futbol tutkusundan mıdır yoksa birçok aday arasından seçilmesinden midir bilinmez, piyasada gezen birçok şarkıyı kalitesiz bulurken dünya kupası müzikleri her zaman ilgi çeker.

     İlk defa 1962 Dünya Kupasında başlatılan bu uygulama bazı yıllar fire verse de artık gelenekselleşen bir hal aldı. Biz de sizin için geçmişten günümüze dünya kupası resmi müziklerini derledik. Şarkıların adını tıklayarak bu güzel eserlere ulaşabilirsiniz.



     Şarkıların arasında bana göre en güzelleri 98'de Ricky Martin'in La Copa De La Vida'sı ile beraber tabii ki 2010'da ki Waka Waka, siz de en beğendinizi paylaşabilirsiniz. Ayrıca her dünya kupası için resmi olmayan birçok şarkıda yazılıyor onlar arasında en iyisi ise nacizane fikrim hem sözleriyle hem de müziği ile Wawin' Flag idi...