Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Şubat 2013 Cumartesi
''İroni Nedir ?'' Diyenlere ''İroni Budur'' Denir
2 Şubat 2013 Cumartesi
27 Ocak 2013 Pazar
Galatasaray-Beşiktaş 2-1
Süper kupa maçında 10 kişiyle kupaya uzandığımız gibi bu kez de Beşiktaş'ı 10 kişiyle yendik.
Türkiye'de futbol pamuk ipliğine bağlı oynanıyor. Oyuncuların anlık psikolojileri performansları üzerinde çok etkili. Bunu geçmişte çok gördük. Beşiktaş'ın özünde çok yetenekli kalecisi Fevzi yediği 2 hatalı gol sonrası kendisini toparlayamamıştı. Bu maçta da maçın başında orta saha düzeni tıpkı geçen hafta ki Kasımpaşa maçı düzenindeydi. Emre'nin performansı geçen haftaya nispeten daha iyi de olsa hala Emre'nin kanatta oynadığı bir takımdan kanat organizasyonları adına fazla birşey beklemiyorum açıkçası.
Maça dönersek maçtan önce Samet Aybaba adeta aklından geçirdiği herşeyi açıkladı. Geçen hafta Kasımpaşa'nın uyguladığını yapmak istiyordu. Alan daraltıp Galatasaray'ı kanatlara yönlendirecek, ani çıkışlarla golü arayacaktı. Fatih Terim ise bu kez ileri uca kanatta da oynayabilen Umut ile ortasahaya dönük oynayan Elmander'i koydu. Samet Aybaba bu iki ismi Terim'in uzun topları indirebilmek adına koyduğunu düşünüyordu fakat bu düşüncelerinden biri olsa da bana göre asıl neden Kasımpaşa maçında ki kanat eksikliğini görüp Umut'u alan daraltma sorununda ortadan hücum içinde Elmander'i düşündü ve Burak'ı kesti.
Kısmen Terim'in bu düşüncesinin işe yaradığını söyleyebiliriz fakat Galatasaray'ın bulduğu erken gol büyük şans oldu. Sonrasında yakalanan birkaç pozisyon bu golün doğurduğu bir sonuçtu.
Selçuk'un attığı her top tehlikeli oluyor, ne Melo ne bir başkası... Selçuk bu takımda bambaşka bir adam. Eskiden Alex'in kullandığı her duran topta yüreğim ağzıma gelirdi, şimdi Selçuk'un kullandığı her duran topta sevinmek adına kendimi hazırlıyorum. İkinci golüde onun ortasına Riera'nın güzel kafa vuruşu ile bulduk.
İkinci yarı başladığında artık herkes 3. golü kim atar ve Sneijder ne zaman oyuna girer sorularına yoğunlaşmıştı ki bir duran top ustası daha sahaya çıktı. Fernandes'in ortasında Beşiktaş'ın adeta golcüsü haline gelen Sivok golü attı.
Sivok'un golü bile Galatasaray taraftarını ve futbolcularını endişelendirmedi fakat bu takımın en büyük rakibi kendisidir en büyük düşmanı da... Felipe Melo için bu sezonun çok önemli olduğunu söyler dururum bu performans la kalamayacağını da düşünüyorum demiştim. Fakat artık bugün yaptığı hareket bardağı taşıran damlaydı ve liderliğe malolabilirdi. Felipe Melo bu sezonun sonunda artık kendisine kulüp aramaya başlayacaktır. Sene başında çekilen onca sıkıntınında nasıl avantaja dönüştüğünü görüyoruz çünkü göndermek için uğraşma zahmetinden kurtulmuş oluyoruz.
Sneijder'in performansını yorumlamaya gerek yok, performans sergilemek için girmedi, maç alışkanlığı kazanmak ve taraftarın huzuruna çıkmak için girdi. Sadece oyuna erken alındığını düşünüyorum. Zaten Terim'in bu maçta ki değişikliklerine özellikle takımı santraforsuz bırakmasına anlam veremedim. Takım santraforsuz kaldıktan sonra hayatında ilk defa maç izleyen biri bile o dakikadan sonra Galatasaray'ın gol atamayacağını oyundan görmüştür.
Felipe Melo yüzünden çok kolay geçecek bir maçın son anlarını çok zor geçirdik. Ayrıca Drogba ve Toure diyorlar. Bilmiyorum neler oluyor bu isimler nasıl geliyor, gelirse ne yapar. Ama sorun bitmiyor. Amrabat belirsizliği ile muhtemel bir kanat ve artık Melo yerine bir Selçuk'a partner arayışı da başlayacak.
Türkiye'de futbol pamuk ipliğine bağlı oynanıyor. Oyuncuların anlık psikolojileri performansları üzerinde çok etkili. Bunu geçmişte çok gördük. Beşiktaş'ın özünde çok yetenekli kalecisi Fevzi yediği 2 hatalı gol sonrası kendisini toparlayamamıştı. Bu maçta da maçın başında orta saha düzeni tıpkı geçen hafta ki Kasımpaşa maçı düzenindeydi. Emre'nin performansı geçen haftaya nispeten daha iyi de olsa hala Emre'nin kanatta oynadığı bir takımdan kanat organizasyonları adına fazla birşey beklemiyorum açıkçası.
Maça dönersek maçtan önce Samet Aybaba adeta aklından geçirdiği herşeyi açıkladı. Geçen hafta Kasımpaşa'nın uyguladığını yapmak istiyordu. Alan daraltıp Galatasaray'ı kanatlara yönlendirecek, ani çıkışlarla golü arayacaktı. Fatih Terim ise bu kez ileri uca kanatta da oynayabilen Umut ile ortasahaya dönük oynayan Elmander'i koydu. Samet Aybaba bu iki ismi Terim'in uzun topları indirebilmek adına koyduğunu düşünüyordu fakat bu düşüncelerinden biri olsa da bana göre asıl neden Kasımpaşa maçında ki kanat eksikliğini görüp Umut'u alan daraltma sorununda ortadan hücum içinde Elmander'i düşündü ve Burak'ı kesti.
Kısmen Terim'in bu düşüncesinin işe yaradığını söyleyebiliriz fakat Galatasaray'ın bulduğu erken gol büyük şans oldu. Sonrasında yakalanan birkaç pozisyon bu golün doğurduğu bir sonuçtu.
Selçuk'un attığı her top tehlikeli oluyor, ne Melo ne bir başkası... Selçuk bu takımda bambaşka bir adam. Eskiden Alex'in kullandığı her duran topta yüreğim ağzıma gelirdi, şimdi Selçuk'un kullandığı her duran topta sevinmek adına kendimi hazırlıyorum. İkinci golüde onun ortasına Riera'nın güzel kafa vuruşu ile bulduk.
İkinci yarı başladığında artık herkes 3. golü kim atar ve Sneijder ne zaman oyuna girer sorularına yoğunlaşmıştı ki bir duran top ustası daha sahaya çıktı. Fernandes'in ortasında Beşiktaş'ın adeta golcüsü haline gelen Sivok golü attı.
Sivok'un golü bile Galatasaray taraftarını ve futbolcularını endişelendirmedi fakat bu takımın en büyük rakibi kendisidir en büyük düşmanı da... Felipe Melo için bu sezonun çok önemli olduğunu söyler dururum bu performans la kalamayacağını da düşünüyorum demiştim. Fakat artık bugün yaptığı hareket bardağı taşıran damlaydı ve liderliğe malolabilirdi. Felipe Melo bu sezonun sonunda artık kendisine kulüp aramaya başlayacaktır. Sene başında çekilen onca sıkıntınında nasıl avantaja dönüştüğünü görüyoruz çünkü göndermek için uğraşma zahmetinden kurtulmuş oluyoruz.
Sneijder'in performansını yorumlamaya gerek yok, performans sergilemek için girmedi, maç alışkanlığı kazanmak ve taraftarın huzuruna çıkmak için girdi. Sadece oyuna erken alındığını düşünüyorum. Zaten Terim'in bu maçta ki değişikliklerine özellikle takımı santraforsuz bırakmasına anlam veremedim. Takım santraforsuz kaldıktan sonra hayatında ilk defa maç izleyen biri bile o dakikadan sonra Galatasaray'ın gol atamayacağını oyundan görmüştür.
Felipe Melo yüzünden çok kolay geçecek bir maçın son anlarını çok zor geçirdik. Ayrıca Drogba ve Toure diyorlar. Bilmiyorum neler oluyor bu isimler nasıl geliyor, gelirse ne yapar. Ama sorun bitmiyor. Amrabat belirsizliği ile muhtemel bir kanat ve artık Melo yerine bir Selçuk'a partner arayışı da başlayacak.
25 Ocak 2013 Cuma
Sneijder Yeni Hagi mi ? Hagi Açıklıyor
Bölüm psikoloji olunca doğal olarak çok iç içe oluyoruz toplumsal çıkarımlarla. Bizim toplumumuz için de kesin olarak söylenebilecek birşey varsa o da ''gelenekçi'' bir yapımızın olduğu. Gelenekçi toplumlar da geçmişten kopamazlar sürekli geçmişle yaşamak isterler. Biz de ki ''Kör ölünce badem gözlü olur'' gibi cümleler de bundan kaynaklanıyor sanırım. Geçmişe o kadar bağımlıyız ki hayattayken değer vermediklerimize bile ölüp artık geçmişin sayfalarında kalınca büyük değerler biçiyoruz.
Galatasaray taraftarı da yıllardır kendisine bir yeni Hagi arayışı içinde. Bunun iki nedeni olabilir: Birincisi Hagi Galatasaray taraftarında hiç unutulmayacak bir etki bıraktı. Hagi'nin oynadığı o efsane yıllarda hergün mahalle maçlarının yapıldığı çocukluk yıllarımı yaşıyordum ve Türkiye'den bana futbolu sevdiren isimlerden biriydi Hagi. İkinci neden ise sonraki yıllarda yerinin doldurulamamış olması olabilir. Kimleri denemedik ki ? Elano, Misimovic, Lincoln, Felipe, Revivo, Ilıc... Ama bu isimlerin hiçbirisi yeni Hagi olmak bir yana beklenen etkiyi bile yaratamadı. Belki Ilic'in başarılı olduğunu söyleyebiliriz ama Hagi etkisi olmadı. Örneğin Taffarel'in yerini Mondragon'la doldurduğumuz için onu o kadar aramadık fakat Hagi bizim eksik tarafımız olarak kaldı.
Ve şimdi mütemadiyen yaptığımız Hagi denemelerinin yenisi ile karşı kaşıyayız. Wesley Sneijder. Yeni Hagi olur mu, Hagi etkisi yaratır mı bilmiyorum. Ama benim bu konuya bakış açım şudur: Neden yeni bir Hagi'ye ihtiyacımız olsun ki ? Zaten bir Hagi var ve hatırlamak bile hala vücuduma adrenalin ve serotonin salgılatıyor. :)) Belki bizim bir efsane Sneijder'e ihtiyacımız olabilir. Ve umarım Hagi efsanesi gibi bir de Sneijder efsanemiz olur.
Bu konuda son açıklama da Hagi'den geldi. Rumen televizyonu GSP TV'ye konuşan Hagi şunları söylemiş;
“W. Sneijder çok önemli bir oyuncu, değerini tüm dünya bilmekte. Galatasaray onu transfer etmek için epey uğraş sarfetti, umarım beklentileri bir an önce karşılayarak taraftarı mutlu eder.''
'' Türkiye onun yeteneklerini izlemek için 4 gözle bekliyor. İyi iş çıkaracağına çok eminim.''
''Beni yakalamak için en az 5 sene daha Galatasaray formasıyla oynaması gerek! Elbette şaka yapıyorum. Onun başarısı beni de mutlu eder, çünkü Galatasaray'lıları mutlu etmiş olur” dedi.
Hagi'nin söylediklerine de katılıyorum. Bir oyuncu bir takımda sadece futboluyla efsane olmaz. Sneijder 1.5-2 sezon muhteşem bir katkı sağlayıp iyi bir bonservisle başka bir takıma da gidebilir. Kalarak burada efsane de olabilir. En kötüsü ve hiç düşünmek istemediğimiz ise onunda ''bekleneni veremeyenler'' listesinde yerini alması.
Son olaraksa Hagi sırf oynadığı futbolla mı efsane oldu ? Hayır. Hagi neden efsane olduğunu zaten kendisi açıklıyor; Onun başarısı beni de mutlu eder, çünkü Galatasaray'lıları mutlu etmiş olur
20 Ocak 2013 Pazar
Teşrif-i Sneijder
Vleminckx yazısını yiyecek şimdi bu ama, gelen adam Sneijder olunca Vleminckx'in hatrı bir köşede durabilir sanırım.
Galatasaray taraftarı için -belli ki yönetimi içinde- çok çok zorlu bir süreç oldu. Başlarda ihtiyatlı davrandığımı söylemiştim fakat işler zamanla daha da ciddiye binmiş yüzdeler söylenmeye başlamıştı ve bu durum herkesi iyice heveslendirmişti. Gerçekleşmemesi ihtimali birçok soruna yol açacaktı herşey bir yana başarıyla atlatılması bu açıdan iyi oldu.
Transferin süreci önemli. Sneijder aslında gelmek istemediğini çok belli etmişti, fakat şu an mecbur kaldı. Ama bu oyuncuların profesyonelliği tartışılmaz ve yaşı 28 olduğundan herşeyini verecektir. Yönetim içinse şimdilik sorunların üstü örtüldü. Üstü örtüldü çünkü hem alternatif konusunda başarısızlardı hem de diğer bölge transferleri için. Hala diğer bölge transferleri gerekli ve şimdi geç de olsa onlara yoğunlaşma zamanı.
Transfer süreci dışındaysa şimdilik şunları söyleyebiliriz. Bana göre Türkiye'de yapılmış en başarılı transfer Hagi idi. En kariyerlisi ise Roberto Carlos. Sneijder ise ikinci büyük atılım oldu bence. Carlos'dan faydalı çünkü yaşı henüz 28. Futbolun en verimli çağları. Avrupa'da mevkisinde en iyi oyunculardan. Sneijder'i anlatmaya gerek yok. Ara transferde Avrupa'nın en büyük işini bu yıl Galatasaray yaptı.
Oyun açısından da artık bizi bir sistem değişikliği bekliyor. 4-1-2-1-2 gibi bir sistemle oynayabiliriz. Tabii büyük rakiplere karşı değil. Bu maçlardaysa 4-5-1 düzeninde tek forvetli sistemle oynanacaktır büyük bir ihtimalle. Alan daraltan takımlara karşı oyun açma özelliği açısından büyük katkısı olacaktır. Çünkü Selçuk tek başına bu yükü kaldıramıyor ve kanatlarda etkisiz bir takımız.
Sneijder adına asıl verimi ise önümüzde ki sezon alacağımızı düşünüyorum. Bu açıdan bakınca önümüzdeki yaz dönemi transferleri artık daha da önemli bir hal aldı. Bakalım önümüzdeki süreç bize ne gösterecek.
Galatasaray taraftarı için -belli ki yönetimi içinde- çok çok zorlu bir süreç oldu. Başlarda ihtiyatlı davrandığımı söylemiştim fakat işler zamanla daha da ciddiye binmiş yüzdeler söylenmeye başlamıştı ve bu durum herkesi iyice heveslendirmişti. Gerçekleşmemesi ihtimali birçok soruna yol açacaktı herşey bir yana başarıyla atlatılması bu açıdan iyi oldu.
Transferin süreci önemli. Sneijder aslında gelmek istemediğini çok belli etmişti, fakat şu an mecbur kaldı. Ama bu oyuncuların profesyonelliği tartışılmaz ve yaşı 28 olduğundan herşeyini verecektir. Yönetim içinse şimdilik sorunların üstü örtüldü. Üstü örtüldü çünkü hem alternatif konusunda başarısızlardı hem de diğer bölge transferleri için. Hala diğer bölge transferleri gerekli ve şimdi geç de olsa onlara yoğunlaşma zamanı.Transfer süreci dışındaysa şimdilik şunları söyleyebiliriz. Bana göre Türkiye'de yapılmış en başarılı transfer Hagi idi. En kariyerlisi ise Roberto Carlos. Sneijder ise ikinci büyük atılım oldu bence. Carlos'dan faydalı çünkü yaşı henüz 28. Futbolun en verimli çağları. Avrupa'da mevkisinde en iyi oyunculardan. Sneijder'i anlatmaya gerek yok. Ara transferde Avrupa'nın en büyük işini bu yıl Galatasaray yaptı.
Oyun açısından da artık bizi bir sistem değişikliği bekliyor. 4-1-2-1-2 gibi bir sistemle oynayabiliriz. Tabii büyük rakiplere karşı değil. Bu maçlardaysa 4-5-1 düzeninde tek forvetli sistemle oynanacaktır büyük bir ihtimalle. Alan daraltan takımlara karşı oyun açma özelliği açısından büyük katkısı olacaktır. Çünkü Selçuk tek başına bu yükü kaldıramıyor ve kanatlarda etkisiz bir takımız.
Sneijder adına asıl verimi ise önümüzde ki sezon alacağımızı düşünüyorum. Bu açıdan bakınca önümüzdeki yaz dönemi transferleri artık daha da önemli bir hal aldı. Bakalım önümüzdeki süreç bize ne gösterecek.
Sneijder Bilmecesi
Aslında çok bilmecelik bir durum değil Sneijder transferi. Inter ile anlaşılıp, borsa bildirimi yapıldığında ben dahilbirçok Galatasaraylı Sneijder transferinin artık olacağına inanmıştık. Çünkü daha önce yaşanan Shaqiri, Reyes, Forlan fiyaskolarından sonra yönetimin bir kez daha böyle bir hata yapmayacağını düşünüyorduk. Çünkü hala yönetimin profesyonelliğine inanıyorduk. Yönetimin KAP bildirimleri zorunludur, bunu yapmamız transferi oldu demek değildir açıklaması anlamsız. Çünkü KAP bildirimleri kağıt üzerinde öyle de olsa önemli bir haberdir. Fenerbahçe Belhanda için KAP bildirimi yapmıyor, yani hiç görüşülmüyor mu ? Ayrıca %95 oldu gibi açıklamalarda cabası.
Anlaşıldığı kadarıyla Inter Sneijder'i bir an önce elinden çıkarmak istiyor. En iyi teklifi de Galatasaray sundu ve hatta 15 Ocak'a kadar başka takıma satılmayacak gibi bir madde koyacak kadar hevesliydi göndermeye. Galatasaray'da Sneijder için çok iyi bir teklif yaptı. Fakat Sneijder'in Galatasaray'a gelmeye hiç mi hiç gönlü yok. Önce 15 Ocak tarihini bekledi olmadı. İngiltere hayali için diretti olmadı. Son çare bugün Inter'de kalmak için diretti, Moratti kapıları kapattı.
Menajeri Liverpool şehrinden ayrılmıyor Sneijder'in. Fakat Liverpool'dan istedikleri teklifi alamıyorlar. Liverpool'un da transfere sıcak baktığını söyleyebiliriz aslında. Gerrard'da bugün ''Gelmesine çok memnun olurum.'' dedi. Fakat Liverpool Sneijder için Galatasaray kadar bonkör davranmıyor. Başka hiçbir takım davranmıyor ve işi yılan hikayesine çeviren de bu durum.
Sonun ne olacağı hala belli değil, Sneijder daha küçük bir ücretle İngiltere'ye gidebilir parayı ön plana çıkarıp Galatasaray'a da gelebilir. Fakat Galatasaray'a geldiğinde ilk andaki taraftar sevgisini alamayacağı kesin. Yine de halledilemeyecek bir sorun değil bu. Asıl sorun şu ki; Galatasaray'ın alternatifi kim ? Diğer bölgelere alınması gereken oyuncular düşünülüyor mu ? Şu an görünen o ki ne Sneijder'in alternatifi var ne de diğer bölgeler için isimler. Sneijder transferi için bu kadar uğraşılma nedeni de bu aslında. Eğer gelirse bir nebze diğer bölge transferlerindeki başarısızlığı unutturmak. Ama eğer onuda beceremezlerse işler o zaman sarpa sarar. Gökhan Süzen'e burun kıvıran Galatasaray hala sol bek transferi yapmalı. Hala bir stoper ihtiyacı var, hatta belki kanatta oynayacak bir isime.
Yönetimin profesyonelliği inancı artık yavaş yavaş sarsılıyor ve gelecek pek de parlak değil. Ocak sonu transfer dönemi bitiyor ve yeni Cris transferleriyle karşılaşma ihtimalimiz de yüksek.
Anlaşıldığı kadarıyla Inter Sneijder'i bir an önce elinden çıkarmak istiyor. En iyi teklifi de Galatasaray sundu ve hatta 15 Ocak'a kadar başka takıma satılmayacak gibi bir madde koyacak kadar hevesliydi göndermeye. Galatasaray'da Sneijder için çok iyi bir teklif yaptı. Fakat Sneijder'in Galatasaray'a gelmeye hiç mi hiç gönlü yok. Önce 15 Ocak tarihini bekledi olmadı. İngiltere hayali için diretti olmadı. Son çare bugün Inter'de kalmak için diretti, Moratti kapıları kapattı.
Menajeri Liverpool şehrinden ayrılmıyor Sneijder'in. Fakat Liverpool'dan istedikleri teklifi alamıyorlar. Liverpool'un da transfere sıcak baktığını söyleyebiliriz aslında. Gerrard'da bugün ''Gelmesine çok memnun olurum.'' dedi. Fakat Liverpool Sneijder için Galatasaray kadar bonkör davranmıyor. Başka hiçbir takım davranmıyor ve işi yılan hikayesine çeviren de bu durum.
Sonun ne olacağı hala belli değil, Sneijder daha küçük bir ücretle İngiltere'ye gidebilir parayı ön plana çıkarıp Galatasaray'a da gelebilir. Fakat Galatasaray'a geldiğinde ilk andaki taraftar sevgisini alamayacağı kesin. Yine de halledilemeyecek bir sorun değil bu. Asıl sorun şu ki; Galatasaray'ın alternatifi kim ? Diğer bölgelere alınması gereken oyuncular düşünülüyor mu ? Şu an görünen o ki ne Sneijder'in alternatifi var ne de diğer bölgeler için isimler. Sneijder transferi için bu kadar uğraşılma nedeni de bu aslında. Eğer gelirse bir nebze diğer bölge transferlerindeki başarısızlığı unutturmak. Ama eğer onuda beceremezlerse işler o zaman sarpa sarar. Gökhan Süzen'e burun kıvıran Galatasaray hala sol bek transferi yapmalı. Hala bir stoper ihtiyacı var, hatta belki kanatta oynayacak bir isime.
Yönetimin profesyonelliği inancı artık yavaş yavaş sarsılıyor ve gelecek pek de parlak değil. Ocak sonu transfer dönemi bitiyor ve yeni Cris transferleriyle karşılaşma ihtimalimiz de yüksek.
18 Ocak 2013 Cuma
Bu Futbolla Son Vahim
Kasımpaşa-Galatasaray maçıyla ilgili olarak söylenmesi gereken ilk şey maçın seyir zevkinin Türkiye liginin dahi altında olmasıydı sanırım. Tabii bunun asli nedeni Galatasaray'ın oynadığı futbol.
Kasımpaşa maça çıkarken amaçları Galatasaray'ın alanlarını daraltmak ve Özer, Uche, İbricic gibi oyuncularla ileride ani çıkışlar ile etkili olmaktı. Kurulabilecek en iyi strateji buydu aslında çünkü kanatlarda pek etkili bir takım değiliz. Özellikle Amrabat yokken. Kasımpaşa'nın oynama yerine oynatmama stratejisi ile Galatasaray'ın belkide bu yıl oynadığı en kötü futbol ile birleşince maç da sıkıcı hale geldi. Zaten desteklediğimiz takımlar olmasa bu ligin neyi nasıl izlenir bilmiyorum.
Kasımpaşa istediği oyunu oynadı ve yenik duruma düşmüş olmasına rağmen istediğini aldı. 2 golden fazla da atabilir hatta Galatasaray karşısında unutulmayacak bir galibiyette alabilirlerdi. Ligin beklentilerin yüksek olan takımlarından biri olmalarına rağmen bekleneni verememişlerdi ama bu maç ile ikinci yarıya iyi başladılar. Fakat yinede bu maç çok kıstas olmayabilir çünkü bugün Galatasaray'ın oynadığı futbolu çoğu Anadolu takımı oynamıyor.
Bütün taraftarlar, bütün medya, bütün yönetim Sneijder transferine yoğunlaşmışken bugün gördük ki lige verilen arada Galatasaray çok geriye gitmiş. Felipe Melo için ligin bu yarısındaki performansı belirleyici olacak, ilk yarıda ki performansıyla Galatasaray'da kalamaz. Melo'nun yaz dönemini eksiklerle ve belirsizliklerle kapatmış olması ilk yarıdaki performans düşüklüğünün nedeni diyordum. İkinci yarıda geçen sene ki performansına döner diye düşünüyordum. Fakat bugün o da pek iyi ışık vermedi. Hatta hızlı gelişen bir atakta topu ayağına dolayıp sonra topu takip etmek yerine kendisini rakibin üzerine atması Melo'dan umudumu yavaş yavaş kesmeme neden oluyor. Üstelik maçtan sonra yaptığı ''iyiydik'' açıklaması ''talihsiz bir açıklama'' mottosunun en güzel örneği olmuş.
Bugün Galatasaray'ın neresinden tutsanız elinizde kalıyordu ayrı ayrı her birini yazmaya kalksak bu yazı bitmez sanırım. Ama kanatlarda ki etkisizlik bugün sonucu getirdi. Ortadan hücum yapamadık çünkü Melo-Selçuk uyumu hala sağlanabilmiş değil, Melo'nun düşük performansı ve Kasımpaşa'nın alan daraltmasıyla ortadan hücum imkanı kalmadı. Kanatlara yöneldik mecburen ve gördük ki Şampiyonlar Liginde Çeyrek Final'in eşiğindeki takımın oyuncuları orta açamıyorlar. Özellikle Emre Çolak artık kesin fikrim ki bu takımın oyuncusu değil maalesef. İsterdik olmasını tutmasını ama Emre Çolak ile olacak işler değil.
Maçın bana göre en iyileri ise savunma açısından olmasa bile hücum açısından beklerdi, hem Riera hem de Sabri takıma göre ortalama üzerinde oynadılar. Bu maçın gösterdiği ve kesin olan şu ki; bu oyunla şampiyonluk hayal olur.
Kasımpaşa maça çıkarken amaçları Galatasaray'ın alanlarını daraltmak ve Özer, Uche, İbricic gibi oyuncularla ileride ani çıkışlar ile etkili olmaktı. Kurulabilecek en iyi strateji buydu aslında çünkü kanatlarda pek etkili bir takım değiliz. Özellikle Amrabat yokken. Kasımpaşa'nın oynama yerine oynatmama stratejisi ile Galatasaray'ın belkide bu yıl oynadığı en kötü futbol ile birleşince maç da sıkıcı hale geldi. Zaten desteklediğimiz takımlar olmasa bu ligin neyi nasıl izlenir bilmiyorum.
Kasımpaşa istediği oyunu oynadı ve yenik duruma düşmüş olmasına rağmen istediğini aldı. 2 golden fazla da atabilir hatta Galatasaray karşısında unutulmayacak bir galibiyette alabilirlerdi. Ligin beklentilerin yüksek olan takımlarından biri olmalarına rağmen bekleneni verememişlerdi ama bu maç ile ikinci yarıya iyi başladılar. Fakat yinede bu maç çok kıstas olmayabilir çünkü bugün Galatasaray'ın oynadığı futbolu çoğu Anadolu takımı oynamıyor.
Bütün taraftarlar, bütün medya, bütün yönetim Sneijder transferine yoğunlaşmışken bugün gördük ki lige verilen arada Galatasaray çok geriye gitmiş. Felipe Melo için ligin bu yarısındaki performansı belirleyici olacak, ilk yarıda ki performansıyla Galatasaray'da kalamaz. Melo'nun yaz dönemini eksiklerle ve belirsizliklerle kapatmış olması ilk yarıdaki performans düşüklüğünün nedeni diyordum. İkinci yarıda geçen sene ki performansına döner diye düşünüyordum. Fakat bugün o da pek iyi ışık vermedi. Hatta hızlı gelişen bir atakta topu ayağına dolayıp sonra topu takip etmek yerine kendisini rakibin üzerine atması Melo'dan umudumu yavaş yavaş kesmeme neden oluyor. Üstelik maçtan sonra yaptığı ''iyiydik'' açıklaması ''talihsiz bir açıklama'' mottosunun en güzel örneği olmuş.
Bugün Galatasaray'ın neresinden tutsanız elinizde kalıyordu ayrı ayrı her birini yazmaya kalksak bu yazı bitmez sanırım. Ama kanatlarda ki etkisizlik bugün sonucu getirdi. Ortadan hücum yapamadık çünkü Melo-Selçuk uyumu hala sağlanabilmiş değil, Melo'nun düşük performansı ve Kasımpaşa'nın alan daraltmasıyla ortadan hücum imkanı kalmadı. Kanatlara yöneldik mecburen ve gördük ki Şampiyonlar Liginde Çeyrek Final'in eşiğindeki takımın oyuncuları orta açamıyorlar. Özellikle Emre Çolak artık kesin fikrim ki bu takımın oyuncusu değil maalesef. İsterdik olmasını tutmasını ama Emre Çolak ile olacak işler değil.
Maçın bana göre en iyileri ise savunma açısından olmasa bile hücum açısından beklerdi, hem Riera hem de Sabri takıma göre ortalama üzerinde oynadılar. Bu maçın gösterdiği ve kesin olan şu ki; bu oyunla şampiyonluk hayal olur.
14 Ocak 2013 Pazartesi
Bu Linkleri Not Edin
Adı anılmaya başladığından beri içim heyecanla dolu Sneijder transferi adına. Ama blogda yazmak istemedim, istemedim çünkü ihtiyatlı olmak da yarar var diye düşünüyorum. Hem Liverpool hem Galatasaray için adı anıldı, elbette ki tercihim Galatasaray'a gelmesinden yana, görünen o ki öyle de olacak.
Fakat burada göstermek istediğim olay bambaşka. İsim Sneijder olunca çok fazla takım ile adının anılması normal. Liverpool, Tottenham, Galatasaray ve daha birçok ekibin hayallerini süsleyen bir oyuncu. Fakat adı ilk Galatasaraydan önce Fenerbahçe ile anılmış, Fenerbahçe Sneijder için uğraşmıştı.
Bahsettiğimiz adam Sneijder. İtalyanların Sniper dediği, Mourinho gibi bir hocanın üzerine oyun anlayışını inşa ettiği, Ferguson gibi bir hocanın zamanında almayı çok istediği, eğitimini Ajaxtan almış, 2010 Şampiyonlar liginin en iyi oyuncusu seçilmiş ve henüz 28 yaşında olan mevkisinde ''dünyanın'' en iyi birkaç isminden birinden bahsediyoruz. Ve şimdiden tam tabiri ile bok atılmaya başlanmış. Yaşlı diyen mi ararsınız, bu para verilir mi diyen mi ararsınız. Tabii ki tartışmalar yapılabilir, kimseyi başka takımlar gibi sus ya da bizi öv diye zorlayacak halimiz yok. Fakat lütfen biraz samimiyet.
Gelin şimdi Sinan Engin denen zevatın Sneijder Fenerbahçe ile anılırken neler dediğine Galatasaray ile anılırken neler dediğine bir bakalım.
Sneijder'e verilecek para
Sneijder Fenerbahçe ile anılırken Sinan Engin ----> Sneijder'in maddi boyutuna takılmıyorum, forma satışı zaten bonservisi karşılar.
Link-----> Tv Arşivi
Sneijder Galatasaray ile anılırken Sinan Engin---> Forma satışı falan karşılamaz.
Link-----> Tv arşivi
Sneijder'in Kalitesi
Sneijder Fenerbahçe ile anılırken Sinan Engin--> Hoca nerde top10 var, onlar gelsin istiyor. Galatasaraylılar bile gelirse büyük güç katar diyor.
Link---> Tv Arşivi
Sneijde Fenerbahçe ile anılırken Sinan Engin---> Alex'in daha iyisi, daha üst düzeyi, daha hızlısı, daha genci, daha...
Link---> Tv Arşivi
Sneijder Galatasaray ile anılırken Sinan Engin---> Sneijder, bu sene öbür sene tamam, sonraki sene nasıl yollayacağının formülünü ararsın. Zaten türkiye ligi sert, Sneijder fizik olarak üst düzey de değil.
Link---> Tv Arşivi
Daha 1 ay önce paranın önemi yok diyorken şimdi ki tepkisi;
Link---> Tv Arşivi
İşte bu adamlar gibiler yüzünden çok daha fazla istiyorum Sneijder'in gelmesini. Utanmayıp bu yolda devam edeceklerini bilsem de daha çok istemiyorum. Böyle adamları izlemeyi bırakalı çok oldu biliyorum ama bunları unutmayın, unutmayın ki yarın o transferler olduğunda, o adam oynamaya başladığında yüzlerine çarpalım.
-Linkler ve araştırma GSCimbom forumdan alınmıştır.
Fakat burada göstermek istediğim olay bambaşka. İsim Sneijder olunca çok fazla takım ile adının anılması normal. Liverpool, Tottenham, Galatasaray ve daha birçok ekibin hayallerini süsleyen bir oyuncu. Fakat adı ilk Galatasaraydan önce Fenerbahçe ile anılmış, Fenerbahçe Sneijder için uğraşmıştı.
Bahsettiğimiz adam Sneijder. İtalyanların Sniper dediği, Mourinho gibi bir hocanın üzerine oyun anlayışını inşa ettiği, Ferguson gibi bir hocanın zamanında almayı çok istediği, eğitimini Ajaxtan almış, 2010 Şampiyonlar liginin en iyi oyuncusu seçilmiş ve henüz 28 yaşında olan mevkisinde ''dünyanın'' en iyi birkaç isminden birinden bahsediyoruz. Ve şimdiden tam tabiri ile bok atılmaya başlanmış. Yaşlı diyen mi ararsınız, bu para verilir mi diyen mi ararsınız. Tabii ki tartışmalar yapılabilir, kimseyi başka takımlar gibi sus ya da bizi öv diye zorlayacak halimiz yok. Fakat lütfen biraz samimiyet.
Gelin şimdi Sinan Engin denen zevatın Sneijder Fenerbahçe ile anılırken neler dediğine Galatasaray ile anılırken neler dediğine bir bakalım.
Sneijder'e verilecek para
Sneijder Fenerbahçe ile anılırken Sinan Engin ----> Sneijder'in maddi boyutuna takılmıyorum, forma satışı zaten bonservisi karşılar.
Link-----> Tv Arşivi
Sneijder Galatasaray ile anılırken Sinan Engin---> Forma satışı falan karşılamaz.
Link-----> Tv arşivi
Sneijder'in Kalitesi
Sneijder Fenerbahçe ile anılırken Sinan Engin--> Hoca nerde top10 var, onlar gelsin istiyor. Galatasaraylılar bile gelirse büyük güç katar diyor.
Link---> Tv Arşivi
Sneijde Fenerbahçe ile anılırken Sinan Engin---> Alex'in daha iyisi, daha üst düzeyi, daha hızlısı, daha genci, daha...
Link---> Tv Arşivi
Sneijder Galatasaray ile anılırken Sinan Engin---> Sneijder, bu sene öbür sene tamam, sonraki sene nasıl yollayacağının formülünü ararsın. Zaten türkiye ligi sert, Sneijder fizik olarak üst düzey de değil.
Link---> Tv Arşivi
Daha 1 ay önce paranın önemi yok diyorken şimdi ki tepkisi;
Link---> Tv Arşivi
İşte bu adamlar gibiler yüzünden çok daha fazla istiyorum Sneijder'in gelmesini. Utanmayıp bu yolda devam edeceklerini bilsem de daha çok istemiyorum. Böyle adamları izlemeyi bırakalı çok oldu biliyorum ama bunları unutmayın, unutmayın ki yarın o transferler olduğunda, o adam oynamaya başladığında yüzlerine çarpalım.
-Linkler ve araştırma GSCimbom forumdan alınmıştır.
28 Aralık 2012 Cuma
Galatasaray Resmi Site

http://www.galatasaray.org/
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









