Pages

Subscribe:

About

Gs Blogcu

Labels

Liverpool etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Liverpool etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2013 Çarşamba

Futbolseverde Çare Tükenmez


Aynı gün aynı saatte hem Arsenal-Liverpool hem de Real Madrid-Barcelona maçı olmasının sıkıntısı bir hafta öncesinde düşmüştü içime. Çareyi ''El Clasico'ya yoğunlaşmış şekilde göz ucuyla L'pool maçına bakma'' diyebileceğim bir yöntemle çözdüm :)) Ee futbolseverde çare tükenmez...

Gol açısından, L'pool maçı daha bereketli geçse de El Clasico'da kalite açısından yine çok iyiydi. Sadece Messi ve Ronaldo'yu aslında olduklarından daha etkisiz görmek biraz üzse de bu maçın kalitesinin sadece bu isimler üzerinden yürümediğini de öğrendik. 

24 Ocak 2013 Perşembe

Joe Allen Röportajı

     Liverpool kulübü Swansea'dan transfer ettiği 22 yaşındaki yıldız orta saha oyuncusu ile Liverpool taraftarları için bir röportaj gerçekleştirmiş:



İlk kramponlarını hatırlıyor musun ?

Hatırladığım kadarıyla üzerinde mavi okların olduğu bir çift krampondu. Muhtemelen yedi veya sekiz yaşlarındaydım. Sanırım aldığım ilk kramponlar onlardı ve onları gerçekten çok istemiştim.

Peki ilk oynadığın takım hangisiydi ?

Tenby idi. Tenby yerel bir takımdı ve dokuz yaşında iken Swansea takımına katılmadan önce Tenby'de oynuyordum. 

Peki ilk kazandığın ödül, kupa veya şampiyonluk neydi ?

Öyle sanıyorumki Tenby takımı ile birşeyler kazanmıştık. Çok net hatırlayamıyorum ama ligi veya kupayı kazanmıştık. Eminim ailem o gün kazandığımız madalyayı hala bir yerde saklıyordur. Bu tip şeyleri hep saklarlar.

Daha önce hiç ağladın mı ?

Çocukken ağladığım birkaç zaman olmuştu. Biraz huysuz ve geçimsiz biriydim çocukken. Önemli bir maçı kaybetmek dışında beni ağlatabilecek fazla birşey olduğunu sanmıyorum.

Peki futbol sahalarında kendine kimi örnek alıyorsun ?

Tam bir Zinedine Zidane hayranıyım ben. TV'de ne zaman bir maçı olsa hemen oturur ve onu izlerdim, gerçekten inanılmaz bir oyuncuydu. 

Peki ya ilk aşkın ?

Şunu söylemek zorundayım ki ilk aşkım Swansea City'dir benim. Çünkü ilk defa onlar için oynadım ve as takımda oynadığım ilk takımdı Swansea.

Peki bugün futbol oynayanlar arasında favori oyuncun kim ?

Bu muhtemelen birçok futbolsever için çok klişe bir cevap olacak. Fakat onlardan başka kimseyi düşünemiyorum. Xavi ve İniesta ! Yaptıkları işte en iyisi onlar.

Unutamadığın bir maç oldu mu ?

2006 yılında Swansea ile 1. lige çıkmak adına büyük bir şans elde etmiştik ve play offlarda final maçına çıkıyorduk. Fakat bu en iyi günüm olmadı çünkü kaybetmiştik. Ve birde Galler'in İtalya'yı Millenium Stadın'da yendiği maçı söyleyebilirim sanırım. Golü Craig Bellamy atmıştı. Ve tabii bazı unutamadığım rugby müsabakaları da yok değil.

Keşke ben de o gün sahada olsaydım dediğin bir maç var mı ?

Bence bu soruya verilebilecek en iyi cevap 2005 Şampiyonlar Ligi finali. O finali hayatım boyunca hatırlayacağım.

İleride teknik direktörlük yapma planların var mı ? Bunu düşünür müsün ?

Dürüst olmak gerekirse pek emin değilim. Stres ile başa çıkabilirim. Fakat yinede bunu söylemek zor çünkü bir futbolcu futbol oynarken sanki ömür boyu o sahalardan ayrılmayacakmış gibi düşünüyor. Oyunun içinde kalmayı çok isterim ama bir manejer olarak değil.

Futbolcu oynamasaydın ne olmayı düşünürdün ?

Ben hayatım boyunca hep futbolcu olmayı istedim. Fakat büyükbabam veteriner olmamı da istiyordu.

Konuşabildiğin başka diller var mı ?

Galce konuşabiliyorum. Okuldayken de biraz İspanyolca ve Fransızca öğrenmiştim fakat çoğu şeyi unuttum. Şu an da da takımdaki arkadaşlarımla İspanyolca mı geliştirmeye çalışıyorum fakat pek iyi gittiği söylenemez. Takımda birçok farklı dili konuşan oyuncular var fakat çoğunluk ingilizce konuşarak anlaşmaya çalışıyor.

Peki yemek yapabiliyor musun ?

Çok iyi bir aşçı olduğumu söyleyemem fakat uğraşıyorum. Jamie Oliver'ın yemek kitabını aldım ve oradan çalışıyorum. Favorimse İtalyan usulü tavuklu ve peynirli pilav.

Kaynak: Liverpool FC

21 Ocak 2013 Pazartesi

Geçmişin Little Gem'i, bugünün Big Legend'i

     İtalyan futbolu akıllara savunmayı getirir. Brezilya her ne kadar mevki ayrımı yapmayan bir futbolcu fabrikası olsa da hep 10 numaralı teknik oyuncularıyla tanınır. Hollanda futbolu total futboluyla box to box oyuncuları getirir akla. Ama İngilizler liglerinde oynadıklarıyla akıllara, en azından benim aklıma sadece futbolu getiriyor. Futbolun doğduğu topraklar, bebekliğini yaşadığı dünyaya yayıldığı ülke. Ali Sami Yen'in onlar gibi oynamak istiyoruz dediği İngiltere. Her ne kadar son yıllarda ligleri İspanya'nın gerisinde kalmış gibi görünse de İngiltere gözümde hep futbolun en güzel oynandığı ligdir.

     İngiltere, aynı zamanda Hagi ile birlikte bana futbolu sevdiren bir efsane ismin de kariyerinin tek durağı. O isim Steven Gerrard. Gemisini hiç terketmeyen kaptanlardan. Herşeyin kötü gittiği bir anda taraftarlara ''Bekleyin, Gerrard sahada...'' dedirten, oyunu son saniyeye kadar kovalayan bir isim. William Wallace'ın mavilere değil kırmızılara bürünmüş hali.



     Aslında ilginçtir ki onun hikayesi şehrin mavi yakasında başladı.  Michael Owen, Robbie Fowler, Jamie Carragher gibi oyuncuların aksine Gerrard çocukluğunu bir Everton taraftarı olarak geçiriyordu. Gerrard'ın Liverpool hikayesi ise keşke mavi yakalı kalsaydı da bu durum yaşanmasaydı dedirtecek türden bir hikaye. 1986'da yaşanan Heysel Faciası daha hala akıllardan çıkmamışken, 1989'da Hillsborough stadında Sheffiald ile oynanan maçta Liverpool taraftarı 96 kişi ezilerek hayatını kaybetti. Bugün hala anılan, simgesel olarak armaya taşınan bu unutulmaz isimlerden biri de John-Paul Gilhooley'dir. Gerrard'ın 10 yaşındaki Liverpool taraftarı kuzeni.

     1989'da henüz 9 yaşında adım attı Liverpool takımına. Eminim o gün kimse bu altın saçlı, yuvarlak yüzlü çocuğun bir efsane olacağını düşünmemişti, fakat bu düşüncelerin ortaya çıkması için fazla beklenmeyecekti. Zira Gerrard henüz 12 yaşında iken Steve Heighway onun için ''Little Gem''  (Küçük Kıymetli Taş) diyordu. O Steve Heighway ki 70lerin efsane Liverpool kadrosunda yer almış, Liverpool Genç Takımının antrenörü, Robbie Fowler, Jamie Carragher, Michael Owen, Steve Mcmanamen gibi isimleri Liverpool'a kazandırmış bir isim. Gerrard içinde Little Gem diyor ve ''Doğal Bir Yetenek, Gerçek bir Liverpool taraftarı'' diye nitelendiriyor.

     17 yaşına geldiğinde Liverpool ile resmi sözleşmeye imza atıyor ve tam bir yıl sonra henüz 18 yaşında iken Blackburn ile oynanan maçta Norveçli Vegard Heggem'in yerine oyuna giriyor. Bu değişiklikle Liverpool'un en yeni efsanesi A takıma ilk kez adım atmış oluyor. Celta Vigo ile oynanan UEFA kupası maçındaysa ilk kez 90 dakika oynayan Gerrard o gece performansıyla bu kez de izleyicilere ''Yeni bir yıldız doğuyor.'' dedirtiyor.

         Tüm kariyeri boyunca KOP tribününün onu yadırgadığı tek maç ise ilk kez sahaya çıktığı Blackburn maçı oldu. Kötü durumda olan ve düşme tehlikesi ile karşı karşıya Blackburn o sezon hemen hemen kolay bir rakipti. Liverpool teknik direktörü Gerrard Houllier bir isimi ısınmaya gönderdiğinde diğer yedekler o oyuncuya gülüyorlardı. Gerisini ise Gerrard anlatıyor: ''O maçta KOP tribününe doğru yaklaştığımda neredeyse hepsinden şu tepkiyi duyuyordum; '' Bu cılız da kim ? '' İşte o cılız sonraki yıllarda KOP'un yeni efsanesi haline geldi.

     Kariyerinde attığı ilk golü ise 1999 yılında Sheffield Wednesday maçında attı. Bu maç Gerrard için çok önemliydi, çünkü ''Onun için oynuyorum'' dediği kuzenini hatırlatıyordu. Ve bu maçtan sonra Gerrard'lı Liverpool muhteşem bir sezon yaşadı. 2000-2001 sezonunda UEFA kupası, Süper Kupa, FA Cup ve Lig Kupası kazanıldı. Bir sonraki yıl henüz 22 yaşında iken kırmızıların yeni kaptanı Steven Gerrard oldu.

     Sanırım kariyerinde yaşadığı en önemli anlar ise İstanbul'da yaşandı. Kendisinin Türk hayranları için gülümsetici bir tesadüf olsa gerek. 2005 yılında İstanbulda Milan ile oynanan ve ilk yarısı 3-0 geride bitirilen maçın ikinci yarısında inanılmaz bir Liverpool çıktı sahaya. Kupanın kulpunu yakalayan Milan'ın elinden çekip aldılar kupayı ve bunu yapmaları için onları cesaretlendirip en önde yürüyen de yine Gerrard oluyordu. Bunu Benitez'in ''Kupanın en büyük mimarı Gerrard'' açıklamasından da anlıyoruz zaten. Aynı yıl UEFA tarafından da yılın oyuncusu seçildi Gerrard.

   
     Şehrin mavi yakasında başlayan ama kırmızı yakasında son bulan bir hikaye. 8 yaşında başladığı kariyerinde bugün 24 yıl devirmiş durumda ve 24 yıl boyunca oynadığı tek takım Liverpool. Gerrard hayranları olarak elinde bir de Premier Lig kupasını görmeyi çok isterdik ama sanırım onun kariyerinde ki eksik de bu olacak. Sevdirenler bir bir gidiyor futbol ekranlarımızdan, Zidane, Hagi, El Fenomeno Ronaldo terkettiğinden beri sahaları zaten eski tadı yok futbolun ve Gerrard'ın da bırakma günlerinin yaklaşması insanın canını sıkmıyor değil.  

20 Ocak 2013 Pazar

Sneijder Bilmecesi

     Aslında çok bilmecelik bir durum değil Sneijder transferi. Inter ile anlaşılıp, borsa bildirimi yapıldığında ben dahilbirçok Galatasaraylı Sneijder transferinin artık olacağına inanmıştık. Çünkü daha önce yaşanan Shaqiri, Reyes, Forlan fiyaskolarından sonra yönetimin bir kez daha böyle bir hata yapmayacağını düşünüyorduk. Çünkü hala yönetimin profesyonelliğine inanıyorduk. Yönetimin KAP bildirimleri zorunludur, bunu yapmamız transferi oldu demek değildir açıklaması anlamsız. Çünkü KAP bildirimleri kağıt üzerinde öyle de olsa önemli bir haberdir. Fenerbahçe Belhanda için KAP bildirimi yapmıyor, yani hiç görüşülmüyor mu ? Ayrıca %95 oldu gibi açıklamalarda cabası.

   
      Anlaşıldığı kadarıyla Inter Sneijder'i bir an önce elinden çıkarmak istiyor. En iyi teklifi de Galatasaray sundu ve hatta 15 Ocak'a kadar başka takıma satılmayacak gibi bir madde koyacak kadar hevesliydi göndermeye. Galatasaray'da Sneijder için çok iyi bir teklif yaptı. Fakat Sneijder'in Galatasaray'a gelmeye hiç mi hiç gönlü yok. Önce 15 Ocak tarihini bekledi olmadı. İngiltere hayali için diretti olmadı. Son çare bugün Inter'de kalmak için diretti, Moratti kapıları kapattı.

     Menajeri Liverpool şehrinden ayrılmıyor Sneijder'in. Fakat Liverpool'dan istedikleri teklifi alamıyorlar. Liverpool'un da transfere sıcak baktığını söyleyebiliriz aslında. Gerrard'da bugün ''Gelmesine çok memnun olurum.'' dedi. Fakat Liverpool Sneijder için Galatasaray kadar bonkör davranmıyor. Başka hiçbir takım davranmıyor ve işi yılan hikayesine çeviren de bu durum.

     Sonun ne olacağı hala belli değil, Sneijder daha küçük bir ücretle İngiltere'ye gidebilir parayı ön plana çıkarıp Galatasaray'a da gelebilir. Fakat Galatasaray'a geldiğinde ilk andaki taraftar sevgisini alamayacağı kesin. Yine de halledilemeyecek bir sorun değil bu. Asıl sorun şu ki; Galatasaray'ın alternatifi kim ? Diğer bölgelere alınması gereken oyuncular düşünülüyor mu ? Şu an görünen o ki ne Sneijder'in alternatifi var ne de diğer bölgeler için isimler. Sneijder transferi için bu kadar uğraşılma nedeni de bu aslında. Eğer gelirse bir nebze diğer bölge transferlerindeki başarısızlığı unutturmak. Ama eğer onuda beceremezlerse işler o zaman sarpa sarar. Gökhan Süzen'e burun kıvıran Galatasaray hala sol bek transferi yapmalı. Hala bir stoper ihtiyacı var, hatta belki kanatta oynayacak bir isime.

     Yönetimin profesyonelliği inancı artık yavaş yavaş sarsılıyor ve gelecek pek de parlak değil. Ocak sonu transfer dönemi bitiyor ve yeni Cris transferleriyle karşılaşma ihtimalimiz de yüksek.

19 Ocak 2013 Cumartesi

Liverpool:5 Norwich:0 | Umut Işığı Doğuyor

     Dün Galatasaray aldığı skorla ve aldığı skordan ziyade oynadığı oyunla çok üzmüş olsa da Liverpool bir nebze sevindirdi bugün. Evinde Norwich ile karşılaşan kırmızılar maçtan 5-0 gibi net bir skorla ayrıldılar.

     Galatasaray bu hafta ki maçında ne kadar kötü oynadıysa Liverpool bugün o kadar iyi oynadı. Uzun zamandır izlemediğimiz kadar iyi bir Liverpool vardı bugün. Bu durumun baş aktörü ''Sturridge Transferi''.

     Liverpool'un böyle oynamasının nedeni Sturridge'ın bizzat kendis değil, ''Sturridge Transferi''. Daha önce Liverpool'un Gerrard ve Suarez'den kurulu 2 kişilik bir takım olduğunu söylemiştim. Sturridge transferinin ise çok doğru bir hamle olduğunu Suarez'in kanata yakın forvette oynayacağını, Sturridge'ın ise merkez de görev yapacağını yazmıştım. Rodgers bugün aynen bu şablonla çıktı sahaya. 4-3-3 düzeninde ileride merkezde Sturridge'ı kullandı ve bu durum Suarez'i de rahatlattı.

     Rodgers Liverpool'da yeni Benitez olabilecek kapasitede bir hoca. Bu sezon takım Şampiyonlar Ligi'ne gidecek sıralamaya erişebilir hatta Avrupa Ligini bile kazanabilir fakat Rodgers'ı efsane olma yolunda ilerletecek olan Henderson ve Downing'in düzelen performansları da olabilir. Gerçekten de Rodgers'la yükselişe geçtiler. Henderson, Downing'e kıyasla daha etkili daha istekli oynadı. Özellikle Downing'den umut kesen Liverpool taraftarına yeniden Downing kazandırılırsa bu Rodgers için inanılmaz bir başarı olur.

     Daha önceki maçlarda Liverpool ite kaka ilerliyordu. Gerrard ve Suarez takımın gol yükünü sırtlamış bir halde birşeyler yapmaya çalışıyorlar, takımdan kopuk bir görüntü çiziyorlardı. Daha doğrusu takım Gerrard-Suarez ikilisinden kopuk bir görüntü içindeydi. Bugünse durum bambaşka bir hal almıştı. Liverpool Jones'dan Wisdom'a Johnson'a Henderson'dan Lucas'a Gerrard ve Sturridge'a Suarez'e kadar tam bir takımdı ve bu gerçekten ilerisi için en sevindirici olan faktör.

     Sturridge ilerinin ortasında oynamak için çok iyi bir isim. Suarez'in kalitesi ise zaten tartışılmaz. Fakat buna rağmen önemli olan iki oyuncu arasında kimyanın tutmasıydı. Bu da sağlanmış gibi görünüyor. İki oyuncu birbiryle tam bir uyum içinde oynadılar. Özellikle Suarez'in attığı golde Sturridge'ın topun üzerinden atlayarak topu Suarez'e bırakması adeta topa dokunmadan yapılmış bir asist gibiydi.

     Liverpool için haftaya çok daha önemli olacak. Şu an maç fazlasıyla da olsa Şampiyonlar Ligi hattının 6 puan gerisinde önünde ki rakipleri ise Everton, Tottenham ve Arsenal. Aralarında en ciddi rakip Arsenal ve bu hafta Chelsea ile oynayacaklar. Daha da önemlisi haftaya evlerinde Liverpool ile karşılaşacaklar. Liverpool için de işte belirleyici olacak maç bu bence. Bakalım Rodgers'ın yeni sistemi bu büyük maçta ne kadar işe yarayacak.


     Filmin son sahnesinde ise kral göründü. Geminin kaptanı son vuruşu yaptı ve harika bir gole imza attı. Gerrard çok büyük bir isim. Hem futbolcu olarak hem kişilik olarak muhteşem bir isim. Rodgers'da Sturridge geldiğinde ''Oyuncu olarak Suarez'den kişilik olarak Gerrard'dan öğreneceği çok şey var.'' demişti. Gerrard gerçekten de hayranlık duyulası bir isim. Ahir ömrümde en büyük hayallerimden biri Gerrard'ı Galatasaray formasıyla görmekti. -Ti diyorum çünkü hala oynuyor olsa da imkansızlığını biliyorum, Gerrard Liverpool'a 8 yaşında girmiş, 11 yaşında konuşulan isim olmaya başlamış bir futbolcu. Belki de bu hayalimin olmaması da daha iyidir, Gerrard Merseyside'ın çocuğu ve öyle de kalmalı belki....

13 Ocak 2013 Pazar

Luis Suarez'in Burada İşi Ne 2

Daha önce bu soruyu soranlara cevabını buradan vermiştik.

Bu kez cevap Suarez'in kızı Delfina'dan geliyor;


Manchester UTD- Liverpool

     Haftanın Arsenal-Manchester City ile birlikte en merak edilen maçlarından biri Liverpool ile Manchester United arasında oynandı. Manchester açısından haftaya Tottenham ile oynayacak olmaları City'nin ise bu hafta Arsenal deplasmanına çıkacak olmasından dolayı zirvedeki puan farkını korumak hatta arttırmak için önemliydi. Liverpool içinse Wisdom, Suso gibi gençlerin kendini göstermeye başlaması, Sturridge transferi ve Borini'nin dönmesiyle rahatlayan Suarez ve ilerisi adına umutlanan Merseysidelıları düşününce bu maçın önemi   anlaşılıyordu.

     Maçı aslında ikiye ayırmak gerekiyor. 2-0'a kadar olan süreç ve hemen ardından gelen L'pool golünden sonraki süreç. İlk kısımda maça birbirlerini tartarak başladı ekipler, Liverpool bir iki atakta daha etkili görünse de ManU ağırlığını hemen ortaya koydu, Welbeck tek başına olmasına rağmen topu kaybetmedi ve hemen arkasından Liverpool'u sahasına hapseden ManU RvP ile golü buldu. Sonraki süreçte L'pool'a yakışmayan ama maalesef yavaş yavaş alıştığımız bir L'pool performansı görmeye başladık. Liverpool tek bir kanat akını dahi yapamıyor. Varsa yoksa Gerrard ve Suarez'in oratadan taşıdığı toplarla gol arıyor. O oyuncuların da ManUlular tarafından iyi markaj edilmesiyle Liverpool'dan tek bir atak dahi göremedik. Hep söylediğim gibi ne Adnan Sezgin Galatasaray'a ne de Becali kardeşler herhangi bir takıma Comolli'nin Liverpool'a yaptığını yapmadı. Sahada cismi olan ama ismi olmayan bir Downing izledik her zaman ki gibi. Rodgers Downing, Henderson gibi isimlerin kendisiyle birlikte gelişme kaydettiğini söylüyor. Haksız da sayılmaz fakat ManU maçındaki gibi sahada gözükmedikleri maçlar artık taraftarı çileden çıkartıyor.

     Aslında maçın oyun olarak dönüşünü haber veren Sturridge'ın oyuna girmesi oldu. Birçok Türk EPL takipçisinin aksine Sturridge'dan umutlu olduğumu söylemiştim. Rodgers Sturridge'ı ileri uçta düşünüyor, Suarez'i ise onunla birlikte ama daha kanata yakın. Hatta Borini Sturridge'ı bile ileri ikili olarak kullanabileceğini gösterdi. Bu durum bence Suarez'in de performansını arttıracaktır.

     L'pool'un kanatlarda büyük problemi olduğunu ve hiç kanat akını yapamadığını söylemiştik, nitekim golde Gerrard'ın muhteşem şutuyla dönen topta geldi. Burada Gerrard'ın şutuna bir parantez açmak gerek top kaleyi tam karşıdan gören bir noktadayken biraz daha sağa taşıması ve sol direğe doğru vurması, ona hayran olmamızın nedeni işte bu oyun zekası. Sonrasında dönen topu Sturridge tamamlıyor ve benim tahminim olan 5-10 gol arası performans için ligde ilk adımını atıyor.

     Görünen o ki liverpool bu şekilde bu yılı tamamlayacak, bu tip maçları hala kazanabilirler Wisdom'un pozisyonunda Wisdom golü yapabilecek vuruşu sergilese herşey daha farklı olabilirdi. Hedef Şampiyonlar Ligine gidebilmek ve bu amaca ulaşılabilir. Fakat önümüzde ki yaz dönemi Liverpool için hayati. Downing ne pahasına olursa olsun gönderilmeli. Takıma alınacak daha iyi kanat oyuncuları Liverpool'da çok şey değiştirebilir. Herşey orta sahada bitiyor. Wisdom, Suso, Sterling, Strurridge... bunlar gelecek adına umut veren oyuncular. Fakat henüz Suso, Wisdom direkt mevkilerini alacak durumda da değiller. Ve bir parantez de Reina için açalım. Tam bir saatli bomba neyi yeyip neyi harika birşekilde kurtaracağını anlayamıyorsunuz. Önümüzde ki yaz transfer döneminde Liverpool'un Muslera'yı, Galatasaray'ın Onur'u aldığı bir senaryo beni ziyadesiyle mutlu ederdi :))

5 Ocak 2013 Cumartesi

Liverpool Adına İyimser Olmak İçin 5 Neden

   

     2013 yılını 3-0'lık Sunderland galibiyetiyle karşılayan ve oynanan diğer maçlarla birlikte 8. sıraya yükselen ardından da Chelsea'dan Sturridge'ı kadrosuna katan L'pool taraftarları için 2013'e umut dolu bir başlangıç yaptı.
 
     Peki 2013 yılının kalanı Liverpool için nasıl şekillenecek ? İşte Liverpool taraftarlarının 2013 yılı adına iyimser olmaları için 5 neden;

1 - Genç yetenekler artık ilk 11 de çok daha fazla şans bulabiliyorlar.


     Rodgers'dan önce bu denli genç oyuncuların Premier Lig gibi üst kademe bir ligde ve Liverpool'da şans bulmaları pek de olası gözükmüyordu. Zira Arsenal'in genç oyunculara yönelmesi üzerine Wenger ile ne kadar alay edildiği ve eleştirildiği de herkesin malumu. Rodgers Liverpool'da bu durumu değiştireceğe benziyor.

     Raheem Sterling'in ve İspanyol oyuncu Suso'nun çok daha fazla şans bulmaları ile birlikte, son maçta Henrique'nin sakatlığı üzerine bekte izlediğimiz Wisdom'un iyi bir performans sergilemesi Liverpool'un gelecek adına umutlu olmasına yetiyor.

2 - Canlılık ve hız artışı sonunda hissedilir hale gelmeye başladı.


     Son yıllarda herkesçe görüldü ki Liverpool çok donuk bir görüntü içinde ve pek de iç açıcı olmayan bir yolda ilerliyordu.

     Rodgers ile yapılan başlangıçta pek iyi olmadı. Her ne kadar çoğu beraberlikler olsa da 8 maç boyunca yenilmeyen Liverpool'un bu serisi Kasım sonunda Tottenham karşısında alınan 2-1'lik mağlubiyetle bitiyordu. Takımın bir uyum sorunu olduğu açıktı fakat son zamanlarda Liverpool Rodgers'ın göreve geldiğinden beri en iyi oyunu sergiliyordu. 3-0'lık iki galibiyetin ardından sekizinci sıraya yükselen Liverpool yaşadığı sakatlık sıkıntılarını da devre arasında yaptığı transferle bertaraf etme gayretinde.

3 - Liverpool hala 2 kupa için yarış halinde.

     Liverpool sezonu hala kupayla tamamlama şansına sahip. Merseyside ekibi her ne kadar ligi kazanmaya çok uzak olsa da FA Cup'ı ve UEFA Avrupa Ligini kazanabilirler.

     Yarın Mansfield deplasmanına çıkacak olan Liverpool'da kaptan Gerrard'ın ''Bu bizim için bu sezon en önemli kupa'' açıklaması da Liverpool'un bu turnuvaya ne kadar önem verdiğinin göstergesi.

     Avrupa Liginde de grubunu lider tamamlayan Liverpool bir sonraki turda Zenit ile eşleşti. Her ne kadar Avrupa Liginin zor eşleşmelerinden biri de olsa Zenit'in de yaşadığı sıkıntılar ortada. Bu turu geçmesi ihtimalinde Liverpool Basel-Dnipro galibi ile oynayacak.

     Her iki turnuvada da alınması muhtemel kupalar ile Liverpool taraftarı çifte kupa ile sezonu çok mutlu kapatma ihtimaline sahip.

4 - Sturridge Transferi

     Liverpool ara transfer döneminde Chelsea'nin forvet oyuncusu Sturridge'ı kadrosuna kattı. İlk yarıda takımın bütün gol yükünü çeken Suarez'i sonunda rahatlatacak ve belkide performansını arttıracak bir hamle bu.

     Eğer Sturridge transferi ile birlikte herşey yolunda giderse Rodgers yönetiminde ki Liverpool seneyi Şampiyonlar Ligi'ne gidebilecek bir sırada bitirme şansına sahip.

5 - Ve tabii ki Luis Suarez ile Steven Gerrard Faktörleri

     Liverpool takım olarak çok şey kaybetmiş olsa da bu ikili kendi oyunlarından hiçbirşey kaybetmediler.  Liverpool'un bu muhteşem ikilisi takımında gol yükünü çekiyorlar. Suarez attığı 15 gol ile takımın ve ligin en çok gol atan oyuncularından, Gerrard asistleri, Suarez ise golleriyle takımı sırtlayan ikili. Bu etkili ikili ilerleyen maçlarda da takıma büyük katkı sağlayacaklardır.

     Üstelik takıma Sturridge'ın da katılmasıyla Liverpool hücum konusunda artık rakip savunmalar için çok daha fazla tehlikeli.

Kaynak

2 Ocak 2013 Çarşamba

Sturridge Liverpool'da

Liverpool ara transfer döneminin ilk transferini Chelsea'dan Daniel Sturridge'ı alarak yaptı. L'pool'un yaptığı bu transferle bazı taraftarların kurduğu imkansıza yakın Lloronte hayalleride suya düşmüş oldu. Forvet oynayan Sturridge aynı zamanda kanatlarda da oyanayabiliyor ve ligin 2. yarısında L'pool'un yaşadığı forvet sorununa bir nebze çözüm olacaktır, özellikle Suarez ile birlikte Suarez'in de etkinliğini arttıracak.

İlk yarıda atılan gollerde açık ara Suarez öndeydi, Sturridge'ın gelişiyle bu durum azalacaktır fakat performans olarak daha iyi bir Suarez izleyebiliriz.

Sturridge'in gelir gelmez yaptığı açıklamalarsa L'pool'un büyüklüğünden bahsetmesinin yanısıra  ''Kanatlarda oynamayı asla reddetmeyeceğim gibi forvet bölgesinde oynamak içinde baskı yapmayacağım'' açıklaması ilgi çekiciydi. Ben kendi adıma Rodgers'ın kenardan destek verecek isim olarak Sturridge'ı değil, Suarez'i düşündüğü kanısındayım. Chelsea'da 63 maçta 13 gol atan Sturridge burada çok daha kısa zamanda bu gol sayısına ulaşacaktır. En azından bu sezonu 5+ golle kapatabileceği kanısındayım. Sturridge bir nevi Borini denemesinin sakatlık sıkıntısıyla baltalanması ile bu denemenin ikinci versiyonu olarak geliyor. Borini sakatlanmasa mutlaka başarılı olacağını düşünüyordum, Sturridge'de başarılı bir performans sergileyecektir. Fakat bunun için orta sahaya hala gereken transferleri beklemekte de fayda var.

30 Aralık 2012 Pazar

Merseyside'da Son Durum



     Liverpool bir sezona daha hüsranla başladı. Roy Hodgson ile yaşanan facianın ardından, Damien Comolli Dalglish'in başına Becali kesildi. Yapılan inanılmaz transferler sonuç vermedi ve yine hüsran yaşandı. Bu sezon da ise Brendan Rodgers ile yine orta sıralara mahkum bir Liverpool izliyoruz maalesef. Neresine dokunsanız elinizde kalıyor. 2 hafta önce Aston Villa ile evinde oynarken Benteke'ye karşı koyamayan L'pool 3-0 yenilmişti rakibine. Bir hafta sonra aynı Aston Villa Chelsea'den 8 yerken -her ne kadar Bale faktörüde olsa- Tottenham'a 4-0 yenilmişti, bu hafta ise yine evinde Wigan'a 3-0 yenildiler. 

     Savunmasında her ne kadar sıkıntılar yaşasa da L'pool'un savunma oyuncularının kalitesi bulundukları durumu yansıtmıyor. Agger, Skrtel, Henrique, Cole gibi isimler takım genel olarak toparlanırsa toparlanacaklardır. L'pool asıl sıkıntıyı orta saha ve özellikle de forvet bölgesinde yaşıyor. Rahat kazanılan QPR maçında da gördükki Liverpool'un herşeyi Suarez. Ligde de 13 gole ulaştı ve en yakın takipçisi 4 golle Gerrard. Şanssızlıkta yaşıyor Liverpool. Benim kendi adıma umutlu olduğum Borini'nin sakatlanması, izlemeyi merakla beklediğimiz Nuri Şahin'in Udinese maçında burnunun kırılması gibi şanssızlıkları da var. Fakat futbol her zaman tabelaya bakar. Tabelanın ise L'pool'a yakışmadığı bir gerçek. 

     QPR maçından önce Brendan Rodgers İngiliz medyasına geleceğimle ilgili sıkıntı duymuyorum demişti. Fakat QPR maçı öncesine kadar topladığı 25 puan kovulan Roy Hodgson ile aynı. Yani aslında bu endişeyi yavaş yavaş hissetmeye başlasa iyi eder. Bununla birlikte aslında umutvari olmak da gerekir, bu konuda ne kadar duygusal davranıyorum bilmiyorum ama ara transfer döneminde ve yaz döneminde de atılacak doğru adımlar ile Rodgers yönetimindeki L'pool'dan umutluyum. 

     Liverpool sevdalılarına son bir haber vererek bitirelim. İngiliz medyasına göre bugün Liverpool Inter'de oynayan Wesley Sneijder için 9,5m poundluk bir teklif yaptı. 

28 Aralık 2012 Cuma

Luis Suarez'in Burada İşi Ne



Liverpool'un son birkaç sezondur yaşadığı büyük çöküşün sonucunda bazıları Luis Suarez'i görüp onun bu takımda işi ne ? diye sormaya başladılar, cevabı bizzat Suarez'den alıyoruz;

''Daha 4 sene öncesine kadar Play Station'da sırf Gerrard'ı kontrol etmek için Liverpool'u seçerdim, şimdi beraber oynuyorum.''

-Luis Suarez